API’lerde Rate Limit Nedir ve Nasıl Yönetilir?

Diyarbakır Yazılım
Diyarbakır Yazılım

Bir API yayına aldığında ilk günler genelde sakindir. Trafik azdır, her şey sorunsuz akar. Sonra bir gün bir kampanya olur, bir mobil sürüm yayınlanır ya da beklemediğin bir üçüncü parti entegrasyon gelir. Bir anda istekler artar. İşte o anda “Sunucu neden cevap vermiyor?” sorusu başlar. On yıldır backend tarafında çalışan biri olarak şunu net söyleyebilirim: Bu tür krizlerin büyük kısmı, servislerin aşırı yüklenmesini önleyen limit sistemleri kurulmadığı için büyür. Rate limit tam burada devreye girer.

Bu içerikte sana söz veriyorum. Rate limiting nedir nasıl çalışır sorusunu teoride bırakmayacağız. API rate limit mantığı ve örnekleri ile konuyu yerine oturtacağız. Throttling ve rate limiting arasındaki farklar konusunu da karıştırmadan anlatacağım. En önemlisi, rate limiting kullanarak ölçeklenebilir sistemler kurma konusunda sana pratik bir bakış açısı kazandıracağım. Backend ve sistem tasarımı toplulukları yakınımda diye arayan biriysen, bu yazı senin için iyi bir temel olacak.

Hedefimiz net: API’lerde Rate Limit Nedir ve Nasıl Yönetilir? sorusunu okuduktan sonra, hem bir API kullanıcısı olarak limitleri doğru yönetebilmeli hem de API geliştiricisi olarak sağlam bir strateji kurabilmelisin.

Rate Limit Nedir?

Rate Limit Kavramının Tanımı

Rate limit, bir kullanıcıya, IP’ye ya da bir anahtara belirli bir zaman aralığında kaç istek yapabileceğini söyleyen kuraldır. Örneğin “Dakikada 60 istek” gibi. Bu kural, API’nin kontrolsüz şekilde şişmesini engeller.

API’lerde Rate Limit Ne İşe Yarar?

API’yi korur. Kaynak kullanımını dengeler. Aşırı istek atan istemcileri sınırlar. Böylece hizmet kalitesi korunur. Kısacası rate limit, sadece “kısıtlama” değil, düzen sağlar.

Rate Limit Olmadan Ne Olur?

İki senaryo var. Birincisi iyi niyetli trafik artışı. Uygulaman popüler olur, herkes kullanır, sistem zorlanır. İkincisi kötü niyetli kullanım. Botlar, brute force denemeleri, gereksiz spam istekler. Rate limit yoksa ikisi de sistemi yorar. Sonuç: gecikme, hata oranı ve maliyet artışı.

Rate Limit ve Kota (Quota) Arasındaki Fark

Rate limit “hız” sınırıdır. Belirli sürede kaç istek yapılabilir? Kota (quota) ise “toplam kullanım” sınırıdır. Örneğin “Günde 10.000 istek” kota olabilir. Bu ikisi birlikte kullanıldığında hem kısa vadeli yükü hem uzun vadeli tüketimi yönetirsin.

API’lerde Rate Limit Neden Gereklidir?

Sunucu Kaynaklarını Korumak

CPU, bellek, veritabanı bağlantıları sınırsız değil. Rate limit, bu kaynakların tek bir kullanıcı tarafından tüketilmesini engeller.

Kötüye Kullanımı ve Abuse’u Önlemek

Scraping, bot saldırıları, brute force girişimleri gibi durumlarda rate limit ilk savunma katmanlarından biridir.

Servis Kalitesini (QoS) Koruma

Servis kalitesi, herkes için iyi bir deneyim demektir. Bir kullanıcı aşırı istek atınca diğer kullanıcıların deneyimi bozulmasın diye rate limit uygulanır.

Adil Kullanım Sağlamak

Adil kullanım, özellikle public API’lerde kritiktir. Bir müşteri sistemi sömürürse diğerleri mağdur olur. Rate limit bunu dengeler.

Rate Limit Nasıl Çalışır?

İstek Sayısına Dayalı Limitler

En yaygın yaklaşım budur. “Her kullanıcı dakikada 60 istek” gibi net bir sayı koyarsın. Uygulaması kolaydır.

Zaman Bazlı Limitler (Saniye, Dakika, Saat)

Limitler zaman pencerelerine göre hesaplanır. Saniyelik limit daha agresif kontrol sağlar. Saatlik limit ise genel tüketimi yönetir. İyi sistemler genelde birden fazla zaman penceresini birlikte kullanır.

Kullanıcı Bazlı ve IP Bazlı Limitler

Kullanıcı bazlı limit, auth olmuş kullanıcıyı hedefler. IP bazlı limit ise anonim kullanıcıları yönetmek için kullanışlıdır. İkisini birlikte kullanmak çoğu senaryoda daha güvenlidir.

Endpoint Bazlı Rate Limit

Her endpoint aynı maliyette değildir. Örneğin “search” endpoint’i veritabanını daha çok yorar. “profile get” daha hafif olabilir. Endpoint bazlı limit, kaynakları daha akıllı yönetir.

Yaygın Rate Limit Stratejileri

Fixed Window Algoritması

Fixed window, belirli bir zaman aralığında (örneğin dakika) sayaç tutar. Dakika başında sayaç sıfırlanır, limit aşılınca istekler engellenir.

Avantajları ve Dezavantajları

Avantajı basit olmasıdır. Dezavantajı ise pencere sınırlarında “ani patlama” yaratabilmesidir. Örneğin dakika bitimine yakın limit dolup, yeni dakika başında tekrar dolabilir. Bu da kısa sürede iki kat trafik demektir.

Sliding Window Algoritması

Sliding window, sabit pencereden daha dengeli bir yaklaşım sunar. Sürekli kayan bir zaman aralığı üzerinden hesap yapar.

Daha Dengeli Limit Yönetimi

Bu yöntem ani patlamaları azaltır. Daha adil bir dağılım sağlar. Uygulaması biraz daha karmaşık olabilir ama sonuç daha dengelidir.

Token Bucket Algoritması

Token bucket, bir kovaya belli hızda token ekler. Her istek bir token tüketir. Token yoksa istek reddedilir.

Burst Trafik Senaryoları

Token bucket, kısa süreli yoğun istekleri tolere edebilir. Çünkü kovada biriken tokenlar “burst” anlarında kullanılabilir. Mobil uygulama senaryolarında bu çok işe yarar.

Leaky Bucket Algoritması

Leaky bucket, istekleri bir kuyruğa alır ve sabit hızda dışarı “sızdırır”.

Trafik Dengeleme Mantığı

Bu yaklaşım trafiği düzleştirir. Ani artışları sistemin kaldırabileceği sabit akışa çevirir. Ancak kullanıcı anlık cevap bekliyorsa gecikme yaratabilir.

Rate Limit ve Throttling Arasındaki Fark

Rate Limit Nedir, Throttling Nedir?

Rate limit, belirli süre içinde kaç isteğe izin verildiğini belirler. Throttling ise limit yaklaşınca isteği yavaşlatma, geciktirme veya kademeli kısıtlama gibi davranışlar ekleyebilir. Pratikte ikisi birlikte anılır ama aynı şey değildir.

Ne Zaman Hangisi Kullanılmalı?

Kesin sınır istiyorsan rate limit uygularsın. Kullanıcı deneyimini daha yumuşak yönetmek istiyorsan throttling ekleyebilirsin. Örneğin bir kullanıcı limit aşınca tamamen kesmek yerine kademeli yavaşlatmak bazı ürünlerde daha iyi his verir.

Birlikte Kullanım Senaryoları

Örneğin login endpoint’inde brute force riskine karşı sıkı rate limit koyarsın. Search endpoint’inde ise throttling ile kullanıcıyı tamamen koparmadan dengeleyebilirsin.

API Kullanıcıları İçin Rate Limit Yönetimi

Rate Limit Header’larını Okumak

Birçok API, response header’larında kalan limit bilgisini döndürür. Kalan istek sayısı ve reset zamanı gibi. Bu header’ları okumak, istemci tarafında daha akıllı davranmanı sağlar.

Limit Aşıldığında Ne Yapılmalı?

En kötü yaklaşım: Sürekli tekrar denemek. Bu hem sistemi daha fazla yorar hem de istemcini gereksiz çalıştırır. Bunun yerine bekleme ve tekrar deneme stratejisi kurmak gerekir.

Retry ve Backoff Stratejileri

Backoff, her başarısız denemede bekleme süresini artırmaktır. Örneğin önce 1 saniye bekle, sonra 2, sonra 4. Bu yaklaşım hem sistemi rahatlatır hem de istemciyi daha saygılı hale getirir.

Frontend’de Kullanıcı Deneyimini Korumak

Frontend tarafında rate limit hatası kullanıcıya “Sistem bozuldu” gibi hissettirilmemeli. “Çok hızlı denedin, biraz sonra tekrar dene” gibi anlaşılır mesajlar gerekir. Ayrıca arka planda sessiz retry yapmak yerine kullanıcıya kontrol vermek çoğu zaman daha iyi sonuç verir.

API Geliştiricileri İçin Rate Limit Yönetimi

Doğru Limit Değerini Belirlemek

En zor kısım budur. Çok düşük limit, kullanıcıyı kaçırır. Çok yüksek limit, sistemi yorar. Ben genelde önce gözlemle başlarım. Trafiği ölçerim, endpoint maliyetlerini çıkarırım, sonra kademeli ayarlarım. Rate limit değerleri “taşa yazılmış” değildir, yaşayan bir ayardır.

Endpoint’lere Göre Farklı Limitler

Search, raporlama, export gibi ağır endpoint’lere daha sıkı limit. Basit okuma endpoint’lerine daha esnek limit. Bu yaklaşım, kaynakların akıllı kullanımını sağlar.

Authenticated vs Anonymous Kullanıcılar

Anonim kullanıcıya daha düşük limit, giriş yapmış kullanıcıya daha yüksek limit vermek sık kullanılan bir modeldir. Böylece kötüye kullanım azalır, gerçek kullanıcı ödüllendirilir.

Rate Limit Konfigürasyonu ve İzleme

Rate limit kurmak yetmez, izlemek gerekir. Hangi endpoint’te 429 artıyor? Hangi kullanıcı grubu takılıyor? İzleme olmadan doğru ayar yapamazsın.

Rate Limit Aşıldığında Ne Olur?

HTTP 429 Too Many Requests

Rate limit aşıldığında standart cevap 429’dur. Bu, istemciye “çok fazla istek attın” mesajıdır.

Anlamlı Hata Mesajları Döndürmek

“Error” yazıp geçmek yerine, ne kadar beklemesi gerektiğini ve neden engellendiğini söylemek gerekir. Bu hem geliştiriciyi hem kullanıcıyı rahatlatır.

Kullanıcıyı Bilgilendirmek

Özellikle dashboard veya yönetim paneli gibi araçlarda kullanıcıya kalan limit bilgisini göstermek çok işe yarar. İnsanlar neyle karşılaşacağını bilince daha sakin olur.

Retry-After Header Kullanımı

Retry-After header, istemciye kaç saniye sonra tekrar denemesi gerektiğini söyleyebilir. Bu, istemci tarafında backoff stratejisini kolaylaştırır.

Gerçek Hayat Rate Limit Senaryoları

Login ve Auth Endpoint’leri

Login endpoint’leri saldırıların hedefidir. Burada rate limit şarttır. Örneğin IP başına dakikada 5 deneme gibi. Ayrıca kullanıcı bazlı da sınır koymak iyi olur.

Arama (Search) API’leri

Search endpoint’leri maliyetlidir. Kullanıcı her tuşa bastığında istek atıyorsa sistem yorulur. Burada throttling ile birlikte rate limit çok iyi çalışır.

Public API’ler

Public API’de adil kullanım kritik. API key bazlı rate limit, farklı planlar (free, pro) gibi kademelerle yönetilebilir.

Mobil Uygulama API’leri

Mobilde bağlantı dalgalanır. Uygulama bazen aynı isteği tekrar tekrar atar. Token bucket gibi burst toleransı olan stratejiler burada daha iyi his verir.

Yanlış Rate Limit Kullanımının Sonuçları

Çok Katı Limitlerin Kullanıcıyı Kaçırması

Limit çok düşükse kullanıcı “API çalışmıyor” sanır. Üründen soğur. Bu yüzden limit belirlerken gerçek kullanım senaryosunu düşünmek şart.

Çok Gevşek Limitlerin Sistemi Yorması

Limit çok yüksekse, kötüye kullanım artar. Maliyet yükselir. Sistem yorulur. Hatta küçük bir bot trafiği bile sistemi kilitleyebilir.

Frontend ve Backend Uyum Problemleri

Backend limit koyar ama frontend bunu bilmiyorsa kullanıcı sürekli hata görür. Bu yüzden ekipler arası iletişim önemlidir. Rate limit kararları “backend’in gizli ayarı” gibi kalmamalı.

Rate Limit ile Güvenlik İlişkisi

Brute Force Saldırılarını Önlemek

Şifre denemeleri, OTP spam’i gibi saldırılarda rate limit ilk bariyerdir. Tek başına her şeyi çözmez ama saldırıyı ciddi yavaşlatır.

DDoS’a Karşı İlk Savunma Hattı

Gerçek DDoS saldırısı daha büyük önlemler gerektirir. Ama rate limit, en azından basit saldırılara karşı ilk kalkan olabilir.

Rate Limit Tek Başına Yeterli mi?

Hayır. WAF, bot koruma, captcha, anomali tespiti gibi ek katmanlar gerekebilir. Rate limit bir parçadır, tüm çözüm değildir.

Rate Limit Uygularken Sık Yapılan Hatalar

Her Endpoint’e Aynı Limit Vermek

Bu en yaygın hata. Çünkü endpoint maliyetleri farklıdır. Aynı limit, adil görünür ama aslında kaynak kullanımını bozabilir.

Kullanıcıyı Bilgilendirmemek

429 dönüp hiçbir şey söylememek geliştiriciyi çıldırtır. Header ve açıklama eklemek basit ama çok değerlidir.

Loglama ve Monitoring Yapmamak

Hangi endpoint’te limit aşılıyor bilmiyorsan, limit yönetmiyorsun demektir. Log ve monitoring şart.

Rate Limit’i Sonradan Düşünmek

Birçok ekip rate limit’i “trafik artınca bakarız” diye erteler. Sonra trafik artınca panik olur. Benim önerim şu: İlk sürümde bile basit bir rate limit olsun, sonra geliştirirsin.

Rate Limit ve Ölçeklenebilirlik

Dağıtık Sistemlerde Rate Limit

Birden fazla sunucu varsa rate limit’i merkezi yönetmen gerekir. Yoksa her sunucu kendi sayacını tutar ve limit delinir. Dağıtık rate limit genelde ortak bir depolama veya gateway üzerinden çözülür.

Cache ve In-Memory Çözümler

In-memory sayaç hızlıdır ama tek sunucuya bağlıdır. Cache tabanlı çözümler daha paylaşılabilir olur. Burada tasarım kararı önemlidir.

Global vs Bölgesel Limitler

Global limit tüm sistem için tek sınırdır. Bölgesel limit ise lokasyon bazlı sınır koyar. Global yaklaşım daha sıkı kontrol sağlar, bölgesel yaklaşım kullanıcıya daha düşük gecikme sunabilir. Seçim, mimari hedefe bağlıdır.

Rate Limit Öğrenmeye Nereden Başlamalı?

Temel HTTP Bilgisi

Önce HTTP ve status code’lar. 429 nedir, header ne işe yarar, retry-after nasıl çalışır. Bunlar temel.

Basit Senaryolarla Denemek

Küçük bir API’de “dakikada 10 istek” kuralı koyup test et. Sonra farklı endpoint’lere farklı limit ver. Limit aşıldığında düzgün mesaj dön. En iyi öğrenme bu pratikle olur.

Gerçek Proje Üzerinde Gözlemlemek

Logları izle. Grafikleri takip et. Hangi saatlerde artış oluyor? Hangi endpoint’ler pahalı? Bu gözlem, seni teoriden pratiğe taşır. API temellerini de tazelemek istersen şu rehber iyi bir başlangıç olur: https://www.diyarbakiryazilim.org/posts/api-nedir-gelistiriciler-icin-uygulamali-bir-rehber

Sonuç: Rate Limit Bir Kısıtlama Değil

Sağlıklı API’lerin Vazgeçilmez Parçası

Rate limit, kullanıcıyı engellemek için değil, sistemi sağlıklı tutmak için vardır. Sağlıklı API, uzun vadede daha güvenilir ürün demektir. API’lerde Rate Limit Nedir ve Nasıl Yönetilir? sorusunun özü de burada.

Kullanıcı Deneyimi ve Sistem Dengesi

İyi rate limit, kullanıcıyı gereksiz yere kızdırmaz. Aynı zamanda sistemi de korur. Dengeyi doğru kurmak, ürün kalitesini artırır.

Doğru Yönetilen Rate Limit = Güvenilir API

Doğru mesaj, doğru header, doğru limit değerleri ve iyi monitoring. Bu dört şey birleşince güvenilir API ortaya çıkar. Benim deneyimimde en iyi ekipler rate limit’i bir “yasak” gibi değil, bir “trafik düzeni” gibi ele alıyor.

Eğer backend tarafında daha sistemli ilerlemek, ölçeklenebilirlik ve sistem tasarımı konularında destek almak istiyorsan Diyarbakır Yazılım Topluluğu’nun hizmetlerine göz atabilirsin: https://www.diyarbakiryazilim.org/services. Topluluğu yakından tanımak istersen https://www.diyarbakiryazilim.org/about sayfası iyi bir başlangıç olur.

Bugün küçük bir adım at. Kendi API’lerinde en kritik endpoint’i seç. Basit bir rate limit ekle. 429 ve retry-after’ı düzgün döndür. Sonra logları izle. İnan bana, API’lerde Rate Limit Nedir ve Nasıl Yönetilir? sorusu o an zihninde tamamen oturacak.

Sık Sorulan Sorular

API’lerde rate limit nedir ve neden uygulanır?

Rate limit, belirli bir zaman aralığında bir kullanıcıya veya IP’ye izin verilen istek sayısını sınırlar. Sunucu kaynaklarını korumak, kötüye kullanımı önlemek ve servis kalitesini sürdürmek için uygulanır.

Rate limit uygulanmazsa API’lerde ne gibi problemler ortaya çıkar?

Aşırı trafik sistemin yavaşlamasına veya çökmesine neden olabilir. Bot ve kötü niyetli istekler maliyeti artırabilir. Kullanıcı deneyimi bozulur ve hata oranı yükselir.

API’lerde rate limit nasıl yönetilir ve hangi yöntemler kullanılır?

Fixed window, sliding window, token bucket ve leaky bucket gibi stratejiler kullanılır. Limitler kullanıcı, IP veya endpoint bazlı belirlenebilir. İzleme ve kademeli ayarlama yönetimin önemli parçasıdır.

Geliştiriciler rate limit hatalarıyla karşılaştığında ne yapmalı?

429 hatasında istekleri durdurup retry-after bilgisini dikkate almak, backoff uygulamak ve gereksiz tekrar denemelerden kaçınmak gerekir. İstemci tarafında kullanıcıya anlaşılır mesaj göstermek de önemlidir.

API rate limit yönetimi eğitimi yakınımda nereden alınabilir?

Topluluklar ve mentorluk programları bu konuyu pratikle öğrenmeni hızlandırır. Diyarbakır Yazılım Topluluğu’nun eğitim ve destek hizmetleri için https://www.diyarbakiryazilim.org/services sayfasını inceleyebilirsin.

API’lerde Rate Limit Nedir ve Nasıl Yönetilir? konusunu projende doğru kurmak, örneklerle ilerlemek ve sistem tasarımını güçlendirmek istersen Diyarbakır Yazılım Topluluğu’na bekleriz: https://www.diyarbakiryazilim.org